CHP Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, Türk Ceza Kanunu’nun 158’inci maddesi
kapsamında yürütülen soruşturmaların binlerce genci ağır ceza tehdidiyle karşı karşıya
bıraktığını belirterek, uygulamanın yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
Son dönemde kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak anılan çok sayıda yurttaşın, çoğu
zaman neye alet edildiğini dahi bilmeden örgütlü nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla
yargılandığını ifade eden Meriç, mevcut uygulamanın adalet duygusunu zedelediğini
söyledi.
“Bir SMS ile başlayan süreç, örgütlü suç isnadına dönüşüyor”
Meriç, dijital dolandırıcılık ağlarının denetimsiz biçimde büyüdüğünü, ancak
soruşturmalarda çoğu zaman asıl organizatörler yerine ekonomik zorluk içindeki gençlerin
hedef alındığını belirtti.
“Bir mesaj, bir IBAN talebi ya da ‘emanet hesap’ vaadiyle kandırılan gençler ağır ceza
mahkemelerinde yargılanıyor. Oysa ortada profesyonel yapılar ve organize suç ağları var.
Hukuk, kandıranı değil kandırılanı cezalandıramaz.”
“Gerçek failler nerede?”
Aynı yöntemle binlerce kişinin ‘bilerek ve isteyerek’ örgütlü suça katılmış gibi
değerlendirilmesinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını vurgulayan Meriç, her
dosyanın bireysel kast ve somut deliller çerçevesinde ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini ifade
etti.
“Ekonomik çaresizlik içindeki bir genci, birkaç bin lira karşılığında hesabını kullandırdı diye
organize suç faili saymak hukukun ruhuna aykırıdır. Otomatik suçlama, adalet değildir.”
“Bu artık bireysel değil, yapısal bir sorundur”
Meriç, sorunun münferit olaylardan ibaret olmadığını belirterek, gerçek çeteler çoğu zaman
karanlıkta kalırken, sistemin en kolay ulaştığı kişilerin en ağır yaptırımlarla karşılaştığını
söyledi.
“Bu tablo yalnızca bireyleri değil, toplumun adalet inancını da yaralıyor. Hukuk, zayıfı ezme
aracı değil; güçlüye karşı koruma kalkanıdır.”
“Meclis gündemine taşınacak”
Meriç, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıyacaklarını belirterek, TCK
158’in uygulanmasına ilişkin daha ayrıştırıcı ve hakkaniyetli bir değerlendirme yapılması
gerektiğini söyledi.
“Gerçek suç örgütleriyle etkin mücadele şarttır. Ancak kandırılan gençlerin örgütlü suç faili
gibi yargılanması kabul edilemez. TCK 158’in mevcut uygulaması gözden geçirilmezse,
adalet duygusundaki aşınma daha da derinleşecektir.”

Bir Yorum Bırakın