ÜNVERDİ, YENİ OVP PROGRAMINI DEĞERLENDİRDİ

Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 Dönemi Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Editör
Demo Admin
Yayın
7 Eylül 2026 17:51
Güncelleme
7 Eylül 2026 17:54


Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi,

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 Dönemi

Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeni ekonomi hedefleri ve politikaların yer aldığı programın, ülke ekonomisinin

toparlanması ve kalkınmaya katkıda bulunması temennisinde bulunan Ünverdi,

büyük özveriyle sürdürülen enflasyonla mücadele ve fiyat istikrarının sağlanmasına

yönelik hedeflere ulaşılmasının her kesimin ortak beklentisi olduğunu belirtti.

Dezenflasyon sürecinde gerek iç piyasa koşulları gerekse dış etkenler sebebiyle

hedeflerde revizyonlar söz konusu olduğunu kaydeden Ünverdi, bu sürecin devam

etmesi gerektiğini belirterek, 2026 yıl sonu için yüzde 28,4, 2027 yılı için yüzde 21,

2028 için yüzde 13,5, 2029 yılı için yüzde 9 olarak belirlenen hedeflere ulaşılması için

alınan kararların ve yürütülecek politikaların çok kritik olduğuna işaret etti.

Programda ortaya konulan hedeflere ulaşılabilmesi için reel sektörün üretim ve

yatırım kabiliyetinin güçlendirilmesi gerektiğine işaret eden Ünverdi, önümüzdeki

dönemde enflasyonla mücadele ve dengelenme devam ederken üretim, ihracat ve

istihdama yönelik verilen olumlu ve yapıcı mesajların yapısal reformlarla

desteklenmesi, reel sektörün üretim ve rekabet gücünü artıracak adımların program

doğrultusunda ivedilikle uygulamaya alınması gerektiğinin altını çizdi.

Küresel ekonomideki gelişmeler ve dış pazarda yaşanan talep daralmasının ihracatçı

firmalar üzerindeki baskıyı artırdığına dikkati çeken Ünverdi, Türkiye’nin dış ticaret

performansının geliştirilmesi ve cari açığın kalıcı şekilde azaltılmasında sanayinin

kritik bir role sahip olduğunu kaydetti. Ünverdi, sanayideki büyüme tahmininin 2,3

olarak aşağı yönlü revize edilmesinin de üretimdeki daralmayı gösterdiğini aktardı.

Yeni programda, sanayi ve üretimde finansman konusuna özel vurgu yapılmasını çok

yerinde bulduklarını dile getiren Ünverdi, parasal sıkılaşmada en büyük zorluğu reel

kesimin yaşadığını, yüksek finansman maliyetleri sebebiyle adeta nefes alamaz hale

gelen sanayici, üretici ve ihracat yapan kesime yönelik kaynak bulma ve düşük

maliyetli krediye ulaşım konusunun çözüme kavuşmasının, toparlanma ve buna bağlı

olarak makro ekonomik dengelenmeye de katkıda bulunacağını ifade etti.

Programda önemle üzerinde durulan istihdam hedeflerinin üretim ve yatırım ortamıyla

doğrudan bağlantılı olduğunun altını çizen Ünverdi, şunları kaydetti:

“İstihdam hedeflerine ulaşabilmemiz için işletmelerimizin üretmeye devam

edebileceği koşulları oluşturmamız gerekiyor. Mevcut istihdamın korunmasının

yanında nitelikli iş gücünün geliştirilmesi, gençlerimizin ve programda belirtildiği gibi

atıl iş gücünün üretim süreçlerine daha güçlü katılımının sağlanması büyük önem

taşıyor. Bu noktada istihdamı teşvik eden uygulamaların ve reel sektörün ihtiyaçlarına

cevap verecek destek mekanizmalarının hızlı ve etkin şekilde yürütülmesini

önemsiyoruz.”

 

Ülke sanayisinin geleceğe hazırlanması ve sürdürülebilirlik için yeni program

kapsamında, yerli ve milli üretimler, kritik ve stratejik alanlar, savunma sanayi ile

enerji, verimlilik, teknoloji odaklı, yeşil dönüşüm ve katma değerli üretime geçiş

konularına vurgu yapılarak teşvik edilecek olmasını çok önemli bulduklarının altını

çizen Ünverdi, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Önümüzdeki dönemin topyekûn bir değişim ve dönüşüm çerçevesinde

değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Sanayicinin eli rahatlatılırken, yeniliklere

entegre olmasına imkân sağlanmalıdır. Bu da ancak kamu tarafından verilecek

teşvik ve desteklerle mümkündür. Hedeflere ulaşmak için kamuda uygulanan ve

olumlu sonuçlar alınan tasarruf tedbirlerinin de daha belirgin bir şekilde devam

ettirilmesi gerekmektedir. Ülke ekonomisinin normalleşmesi, güven ve

öngörülebilirliğin tesisi, enflasyonun istenilen seviyeye gelebilmesi için bu süreçte en

ağır yükü reel sektör üstlenmiş olsa da biz tüm bu çabaların sonuca ulaşması için

elimizden geleni yapmaya, ülkemiz için üretmeye, ihracata ve istihdama devam

edeceğiz. Enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürürken sanayiden, üretimden taviz

verilmeden, dengeli bir yaklaşımla açıklanan hedeflere de ulaşılabileceğine

inanıyoruz. 2027-2029 Dönemi Orta Vadeli Programın ülkemize, milletimize ve iş

dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum.”

Bir Yorum Bırakın

Popüler Yazılar

Nöbetçi Eczaneler

8 Eylül 2026 Salı Günü Nöbetçi Eczaneler